Lojistik Kulübü
Metin Başlıkları .::|   Gemilerde Fuar Var ...   ||   Lojistik Serbest Bölgeler Geliyor   ||   Herkese Bir Kriz Lazım   ||   Lojistikte Kariyer   ||   ‘Tİ Ro-Ro’ Büyüyor, ‘İDO Ro-Ro’ Sırada...   ||   Türkiye'de Uçak Üretimi - 2   ||   İhracatın Yıldızlarına Ödül   ||   CEO Denilince: Lee Iacocca   ||   Türk Denizcilik Ödülleri’ne Doğru...   ||   Bil Bakalım Sen Kimsin?   ||   Lojistiğe Farklı Bakış: Entegre Lojistik Destek   ||   Türkiye'de Uçak Üretimi - 1   ||   Uçağın Temiz Olanı Kazandırıyor   ||   Bir Şirket Varmış Canı Sıkılan ...   ||   Türkiye AB'nin En Büyük, Modern ve Doğal Limanı Olmalıdır   ||   TNT Lojistik, Ceva Lojistik oldu   ||   Denizde AB Standardını Yakaladık   ||   Çin Bir Hisse Senedi Olsa Ne Yapardınız?   ||   Çanakkale'ye İlk Uçuş Atlas Jet'ten   ||   Kamyon Brandaları İkinci Kez Yarıştı   ||   İDO’dan Öğretmenlere Ücretsiz Ulaşım   ||   Küreselleşme ve Taşımacılık Sorunları   ||   2006-2007 Güz Yarıyılı Vize Tarihleri   ||   THY Çağrı Merkezi'ne Ödül   ||   Hem Oku Hem Çalış   ||   Bir Hırsızın Portresi   ||   Yeniden Doğan 'İpek Yolu' ve Türkiye Lojistik Sektörü   ||   2006-2007 Öğretim Yılı 1. Sınıf Anket Sonuçları   ||   Esenboğa Havalimanı'nın Yeni Terminal Binası Hizmete Girdi   ||   Dürüstlük de Pazarlanmak İster   ||   İstanbul Büyükşehir Belediyesi ‘Lojistik Destek Merkezi’ Açtı   ||   TCDD'nin 150. Yılı Düzenlenen Törenle Kutlandı   ||   Türkiye'de Adım Adım Lojistik   ||   Her Bir Lojistik Halkasını Bağlayan Kilit: Planlama   ||   100. Yazımız Kutlu Olsun   ||   Kargo Deyip Geçmeyin   ||   Yabancı Dil Sabır İşi   ||   Logi Tv'de 'Yarının Profesyonelleri'ne Konuk Olduk   ||   Lojistiğe Askeri Bakış   ||   TCDD Bilişimle Yapılanıyor   ||   Porsche ve Dondurma   ||   Tam Rekabet Yasasını Beklemek   ||   Orkun Group Bizlerleydi   ||   Final Sınav Tarihleri Açıklandı   ||   Yuvacık Barajı Gezisinde Buluşuyoruz   ||   Çelebi Hava Servisi, Kariyer Günleri’nde Bizlerleydi   ||   İstanbul Atatürk Havalimanı C Terminali Kargo Bölümündeki Yangın   ||   Dünyayı Sarsan 10 Büyük Güç   ||   4. Lojistik Zirvesi Gerçekleştirildi   ||   4. Lojistik Zirvesi: Küresel Rekabette Lojistiğin Önemi   ||   4. Lojistik Zirvesi'nde Buluşuyoruz   ||   İDO A.Ş. Genel Müdürü Okulumuzdaydı   ||   Futbol Takımımız Maçlarına Kaldığı Yerden Devam Ediyor   ||   DHL Worldwide Express Okulumuzdaydı   ||   Ara Sınav Tarihleri Açıklandı   ||   Lojistik Mi, Kandaki Alyuvarlar Mı Önemli ?   ||   Futbol Takımımızdan İyi Başlangıç...   ||   Düş Enstitüsü ile 'Kürsü Senin' Uygulamalı Eğitimi Gerçekleştirildi   ||   Düş Enstitüsü, Oyunlu Eğitimleriyle Üniversitemizde   ||   'CV Bankası' Oluşturuyoruz   ||   Lojistik Kulübü Kariyer Günleri 2006   ||   Logistical Dergisi İçin Çalışmalar Devam Ediyor   ||   'Taşıma Kotaları Konferansı' Gerçekleştirildi   ||   THY Kargo’dan Tarihî Rekor   ||   İMKB’de İlk Lojistik Firması Reysaş Logistics Oldu   ||   Demiryolu İle Yurtiçi Eşya Taşıması Hakkında Genel Bilgiler   ||   Türkiye-Gürcistan (Kars-Tiflis) Demiryolu Projesi   ||   Bütünleme Sınavlarına Kar Ertelemesi   ||   Bütünleme Sınavları Ertelendi   ||   Logistical Dergisi'nin 4. Sayısı İçin Hazırlıklar Başladı   ||   Ertelenen Sınavların Tarihleri Belli Oldu   ||   Ulaştırma ve Lojistik Yüksekokulu'ndan Kar Manzaraları   ||   İstanbul Üniversitesi'nde Kar Haftayı Kapattı   ||   İstanbul Üniversitesi'nde Kar Tatili 4 Güne Çıktı   ||   İstanbul Üniversitesi'nde 2 Günlük Kar Tatili   ||   Bakan Yıldırım Sektörü Dinledi!   ||   Yeni Tersaneler İnşa Ediyoruz   ||   Elektronik İmzanın Lojistik Hizmetlerde Uygulanması   ||   Bisküvi   ||   Kurban Bayramınız Kutlu Olsun   ||   Finaller Başlıyor   ||   Pan Air & Sea Freight 'Kariyer Günleri'ndeydi   ||   TCDD, Gar ve İstasyonları Yeniden Kazanmak İstiyor   ||   Havalimanlarımız İhtiyaca Cevap Verebilecek Hale Getiriliyor   ||   Balnak Logistics Group Bizlerleydi   ||   TAV A.Ş Yöneticileri Okulumuzdaydı   ||   Yeni Yılınız Kutlu Olsun   ||   Almanya’da 'Kamyon Brandası Yarışması' Yapıldı   ||   Emirates Cargo ve MNG Havayolları Yetkilileri Okulumuzdaydı   ||   TRT'de Canlı Yayın Konuğuyuz   ||   ‘Usta Yorumcu Hıncal Uluç ile Söyleşi’ Gerçekleşti   ||   Kariyer Günleri: Havacılık Sektörü   ||   Ulaştırma Bakanımız Sn. Binali Yıldırım Standımızdaydı   ||   Gemilerimiz Artık Tutulmayacak   ||   Hıncal Uluç Okulumuzda   ||   Logitrans'05 Fuarındayız   ||   UTiKAD Esenboğa Kargo Tesislerine El Attı!   ||   THY, zamanında kalkışta Avrupa ikincisi   ||   ADR Konvansiyonu TBMM Genel Kurulu'nda Kabul Edildi   ||   ''Kaktüs Çiçeği'' Tiyatro Oyunu   ||   Lojistikte Kariyer Bir Gayret Ötede   ||   PAN air&sea freight'dan Görkemli Açılış   ||   Tavla Turnuvası   ||   Taşımacılıkta Çağdaş Motif: Kapıdan Kapıya Taşıma   ||   Yavuz'un Minibüsü   ||   Fly Hava Yolları (Fly Air)   ||   Ulaştırma ve Lojistik Y.O. Sınav Programı   ||   Yeni Karayolu Taşımacılığı Düzenlemeleri   ||   BEYAZ Show   ||   Outsourcing Konferansındaydık   ||   IRU Yetkilileri Okulumuzdaydı   ||   HOREV'in Gecesinde Buluştuk   ||   Lojistik Kulübü İftar Yemeği   ||   Yavuz'un Minibüsü Okulumuzda   ||   Öğrenci ve yeni mezunlar nasıl özgeçmiş hazırlamalı?   ||   Eğitimde E-Learning (E-Öğrenme) Uygulaması   ||   Asya Pasifik'ten Türkiye'ye Bir Başarı Hikayesi: Michel Akavi   ||   Lojistik Kulübümüze Bekliyoruz   ||   Düşünce Gücünü Geliştirmenin Yolları   ||   İlkokul Diplomalılar   ||   UND Başkanı Çetin Nuhoğlu ile söyleşi   ||   Lojistik Kulübü 4. Dönem Yönetim Kurulu Seçildi   ||   JUST IN TIME   ||   Sen Benim Kim Olduğumu Biliyor Musun?   ||   Fuar ve Etkinlik Lojistiği...   ||   Lojistik Kulübü 4. Yönetim Kurulu Seçimleri   ||   Yeni Çağın Gözdesi; GPS Araç Takip Sistemi   ||   Çin Daması   ||   Lojistik Sektörü Geleceğini Tartıştı…   ||   Barkod Otomasyonunda Bir EKOL...   ||   LOGISTICS 2005 III. Lojistik Zirvesi   ||   Eğitime Devlerin Eli Değdi   ||   2. Lojistik Vak'a Yarışması 2005   ||   Lojistik Nedir?   |::.
  Giriş Yap veya Kayıt Ol
Lojistik Kulübü Web Sitesine Hoşgeldiniz
Ana Menu
 Ana Sayfa
 Metin Arşivi ve Konular
 Konular
 Metin Arşivi
 Yazı Ekle

 İstanbul Üniversitesi Hakkında
 Ulaştırma ve Lojistik Y.O. Hakkında
 Bölümümüz
 Müdürümüzden
 Niçin Ulaştırma ve Lojistik
 YüksekOkulu
 Dersler
 Kayıt ve Mezuniyet
 Okulumuzdan Genel
· Görünüm

 Lojistik Kulübü

 Diğer Bölümler
 Forum
 Kullanıcı Hesabı
 Ara
 Dosyalar
 Web Linkleri
 Özel Mesajlar
 Anketler
 İletişim Formu
 Tavsiye Edin
Google ile Ara
Site İçerisinde Arama Yap
Kimler Online
Kullanıcı Adı :

Şifre :

(Kayıt Ol)

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 22
Üye: 0
 

CEO Denilince: Lee Iacocca
Makaleler, Serbest YazılarLee IacoccaCEO Dediğin Böyle Olur

...“İnsanları coşkulu görmek istiyorum, çünkü destanları ancak coşkulu olanlar yazar. Coşkulular her engeli aşar. Coşku, gözünüze ışıltı verir, yürüyüşünüzdeki salınımı değiştirir, arzunuzu artırır ve yeni düşünceler üretmenizi sağlar. Coşkulu kişiler savaşçıdırlar, azimlidirler, kolay yıkılmazlar. Tüm gelişmelerin temelinde coşku yatar. Coşkulular başarırlar, coşkusuzlar mazeret ararlar”...

Ford’un başına iki tane Henry geliyor. Bunlardan birincisi buhar kazanlı lokomobillerden, atsız arabalara geçişi tam zamanında yakalayan ve yaptığı T serisi araçlarla oto sanayine öncü olan Henry’dir, ki kurduğu band sistemi ile devrin üretim kalıplarını yıkıyor. Yetmiyor orta sınıfa da otomobil satıp piyasayı darmaduman ediyor... İkincisi de aynı adı ve soyadı taşıyor ama şirketi krizden kurtaramıyor. Gemi su almaya başlayınca yıllardır yanında çalışan bir sivri zekalıyı (Lee Iacocca) fevkalade yetkilerle donatıyor, “Yönetim sende. N’aparsan yap, firmayı kurtarmaya bak” diyor.
MustangLee “ellialtıda ellialtı” gibi bir sloganla 56 model Fordları ayda 56 dolar taksitle ve %20 daha ucuza piyasaya sunuyor, hem stokları eritiyor ve hem de satış liderliğini yakalıyor. Bu arada masrafları kısıyor, pazarlamaya hız katıyor. Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor, papyonlu müdürlere “birimlerini kârlı hale geçirmeleri için” mühlet tanıyor. Mr. Lee yaşlıların artık arabaya doyduklarını hissediyor. Riski göze alıp, gençlere oynuyor. Maliyeti 2500 doları geçmeyecek, küçük ama konforlu bir araba tasarlıyor ve oturup Mustang’i yapıyor (1964). Efsane otomobil firmayı ipten alıyor, anında kâra geçiriyor. Bu hırçın ama sevimli model çok tutuyor, klasiklerden biri oluyor. Daha çıktığı hafta 22 bin adet satarak rekor kıran yol canavarı; otomatik şanzımanı, afilli jant kapakları, deri koltuklarıyla göz kamaştırıyor. Yılda 100 bin Mustang satmayı hedefleyen Ford, daha o yıl 400 bini aşıyor. (Bugüne kadar 8 milyon tane sattığı biliniyor)

Kovuluyor
Mr. Lee bu arada Honda ile ortak bir mini-van üretmeyi planlıyor. Her ne kadar projenin ayakları yere basıyorsa da 2. Henry anlaşılmaz bir şekilde karşı çıkıyor. Sonra...
Sonra bir gün Lee’yi yemeğe çağırıyor. Fabrikaya cepheden bakan bir restuarantta masa ayırtıp misafirine soruyor. “Ne görüyorsun?
- Oto üretim tesisleri
- Peki üzerinde ne yazıyor?
- Ford
- İşte o Ford bizzat ve şahsen benim ve orada benim dediğim olur. Şimdi pılını pırtını topla ve kaybol.

Lokmalar Lee’nin boğazına diziliyor. Tatlılardan ne alırsınız diye soran garsona “kalsın” diyor. Dile kolay 32 yıllık emek, bir o kadar başarı tek kelimeyle siliniyor: “Defol!”
Henry, Lee’nin bir başka firmaya giderse 2 milyon dolar tazminattan mahrum kalacağını biliyor. Bu serveti tepebileceğine ihtimal vermiyor. Yorgun otomobilcinin Florida’ya yerleşeceğini, yeyip içip keyfine bakacağını sanıyor.

Lee IacoccaKuş Uçunca
Halbuki onun aklından yatmak değil birkaç firmayı birleştirip dünyayı sallamak geçiyor. Fiat, Volkswagen, Mitsubishi, Nissan ve Renault’da bu ışığı görüyor. GM o kadar büyük ve o kadar hantal ki yanına bile yaklaşılmıyor, TOYOTA’da ise işler zaten tıkırında yürüyor.
O gözünü uzaklara dikmişken teklif yanıbaşından, bir başka Amerikalı “Chrysler”'den geliyor. Bu firmanın güçlü mühendislik geleneği Lee’yi cezbediyor ve “okey” deyip el sıkışıyor (1979).
Bu arada Henry Ford baltayı taşa vurmanın pişmanlığını yaşıyor, enim konum ayyaş oluyor, teselliyi şişelerde arıyor.

Lee işe hevesle başlıyor, ancak karşısında yılgın, bıkkın ve ıslanmış kadayıf gibi tel tel dökülen bir müessese buluyor. Bir zamanlar tenkisat tedbirleriyle işe yarar mühendislere yol veren Chrysler hamleye hazır görünmüyor. Zaten kasada doğru dürüst para bulunmuyor, kan kaybı her geçen gün artıyor. Üstüne üstlük İran sürtüşmesiyle petrol krizi patlıyor. İnsanlar kuruşlarını bile saklıyor, kimse araba değiştirmeyi düşünmüyor.

Danış, Kazan
Lee, firmanın kurucusunu, hani “İnsanları coşkulu görmek istiyorum, çünkü destanları ancak coşkulu olanlar yazar. Coşkulular her engeli aşar. Coşku, gözünüze ışıltı verir, yürüyüşünüzdeki salınımı değiştirir, arzunuzu artırır ve yeni düşünceler üretmenizi sağlar. Coşkulu kişiler savaşçıdırlar, azimlidirler, kolay yıkılmazlar. Tüm gelişmelerin temelinde coşku yatar. Coşkulular başarırlar, coşkusuzlar mazeret ararlar” sözleriyle tanınan Walter Chrysler'i örnek alıyor ve ekibi coşturmanın yollarını arıyor.

Omuz omuza
“Amele milleti ne anlar” demiyor, bahçıvana bile akıl soruyor. Neticede insanların “ekonomik” kelimesini fazla ciddiye aldıklarını tespit ediyor. Amerikan alışkanlıklarının aksine Japonlar gibi küçük ve iktisatlı bir araba yapmaya niyetleniyor. Fabrikada sürekli nabız tutan Lee, birimler arasınde irtibat sağlıyor, kendini yönetici sanan dinozorlara kapıyı gösteriyor. Sonra oturup Volkswagen’e ortaklık teklif ediyor ancak Almanlar Chrysler’in içinde bulunduğu bunalımı farkediyor “kusura bakma” diyorlar. İş başa düşünce halkın milliyetçilik damarına basıyor, reklamlarda bizzat kendi oynuyor.

Gelgelelim lafla değil peynir gemisi, ekmek teknesi bile yürümüyor. Lee Iacocca önce kendi maaşını (yılda 360 bin dolar) 1 dolara (evet bir dolara) indiriyor. Sonra yöneticilere “biraz da siz terleyin” diyor. Sendikacı Doug Fraser’i yönetim kurulu toplantısına alıyor, işçi temsilcileri sermayedar gibi fikirlerini söylüyor. Lee yemeklerini işçilerle yiyor, üstü başı gres yağına bulanıyor. Elini işçilerin omuzlarına koyuyor, onlara isimleriyle hitap ediyor. Elemanlarına umut veriyor, morallerini düzeltiyor. Günübirlik yaşayan bir güruhtan; işini seven, firmasına inanan, hedefleri olan bir takım çıkarıyor. GM çalışanlarından saatte iki dolar (ayda 400 dolar filan) daha düşük ücret almayı kabul ediyorlar.

Değişim Gelişim
“Müşterileriniz değiştikçe, sunduklarınız da değişmeli” diyen Lee artık insanların, çocukları, dadıları ve köpekleriyle dolaştıklarını farkediyor ve onlar için sevimli bir mini-van (Voyager serisi) tasarlıyor. Adam krizlerden bile fırsat çıkarıyor, Amerikalıların sırf ekonomik olsun diye daha yüksek bedeller ödemeye hazır olduklarını hissedince VW Golf’e benzeyen, Omni serisini sunuyor. Bu araba da çok tutuluyor. Uzatmayalım üç yıl içinde Chrysler bataktan kurtuluyor, 13 Haziran 1983 tarihinde devlete olan bütün borçlarını ödeyip düze çıkıyor.

İşte CEO böyle bir şey, şirket yönetimi üzerine çıkan kitapların çoğu Mr. Lee’yi örnek gösteriyor.

CEOCEO Nedir? Neye Yarar?
Tabiri caizse CEO (Chief Executive Officer - Baş İşletme Mesulü) bir orkestra şefidir. Şef kimin neye yarayacağını bilir, zurnacıya davul çaldırmaz. Ofisi üstte gök kubbe, altta yerküredir ve 24 saat vazife yapar. Elbette kızar sinirlenir ama herkesi güleryüzle karşılar. Asla kaşlarını çatmaz, kızmaz, azarlamaz, umutsuzluk pompalamaz. Yürütmenin başıdır ama ayak takımına da mesafe koymaz.

CEO, strateji çizer, kaynakları verimli kullanır, israfa savaş açar. Firmanın sadece kârını değil, adını da yükseltmeye bakar. CEO’nun şahsi itibarı kuruluşun itibarının yüzde 47 ile 49’u arasında değişir ki borsada da öyle olduğunu söylüyorlar. CEO sadece yönetim kuruluna karşı değil, hissedarlara, çalışanlara, müşterilere, sendikalara, basına, kamuoyuna, bakanlıklara karşı da mesuldür. Takdir edersiniz ki yükü ağırdır. Elbiseyi ülke şartlarına göre biçer, dengeleri gözden kaçırmaz. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru işler yapar.

CEO’lar umumiyetle aile şirketlerini yönetir, atadan zenginleri iş aleminin anaforlarından korurlar. Bizdeki CEO’lar, Batıdakilerden daha politik olurlar, zira patronu ikna ve idare etmek zorundadırlar. İyi yönetici mühendislerden mi iktisatçılardan mı çıkar? Şimdiki idareciler hepsinden anlar, dahası hammadde, enerji, çevre, siyaset, sendika gibi konularda da bilgi edinir, insan kaynaklarını zayi etmemeye çalışırlar. Evet, resme yukarıdan bakarlar ama odalarının kapısını da açık tutarlar.

Zamanını Yönetemeyen
Lee Iacocca yöneticilere “akşam olduğunda o günki işleri yetiştiremediğinizi görüp kendinize kızıyor musunuz? Hep bir şeyleri yetiştirmek için koşuşturuyor, yoruluyor musunuz” diye sorar. “Doğrusu çalışmaktan tatil yapmaya fırsat bulamadığını söyleyen yöneticileri anlayamıyorum. Kendi zamanını heder eden bir insan, emrindekilerden ne isteyebilir ki? Gelin beni dinleyin, işinizi asla eve götürmeyin! Siz zamanı yönetin, zaman sizi yönetmesin!”

Lee Iacocca aczini bilir, nasibe kısmete inanır. “Dış şartları ne kadar değiştirebilirsin? Biz bir işe girişirken, sonunu ne kadar hesaplayabiliriz? Tahminlerimiz tutsa da, ‘doğruyu bildim’ diyebilir miyiz? Başarı ve servet yolunda avantaj olarak görülen ‘mantık’ ve ‘sağduyu’nun tesiri ne kadar? Nice işbilir yönetici üstüste gelen terslikler yüzünden boğulmadılar mı” diye sorar.

Öyle ya da böyle CEO’lar karizmatiktirler, vizyon, misyon sahibidirler, itimat telkin ederler, zekidirler, dikkatlidirler, problem çözerler, ilham verirler, teşvik ederler.
Hasılı gereklidirler.


İrfan Özfatura
Tarih: 23.02.2007 | Onaylayan: hakim
 
Metin Puanlama
Ortalama Puan: 4.73
Toplam Oy: 72


Lütfen bu yazıyı puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

Seçenekler
Yazdırılabilir SayfaYazdırılabilir Sayfa
Bu Yazıyı Tavsiye EdinBu Yazıyı Tavsiye Edin
Lojistik Kulübü Bilgi İşlem Departmanı © 2005
Bu web sitesinin sistemi PHP-Nuke ile yapılmıştır.